Çeviriden önce hedef kitleyi tanımlayın
Sayfaları hazırlamadan önce siteyi kimin, hangi bölgede ve hangi ihtiyaçla bulacağını netleştirmek gerekir. Yerel bir işletme aynı hizmeti Fransızca konuşan, Hollandaca konuşan ve uluslararası kitlelere farklı vurgularla anlatabilir.
Bu kararlar dil önceliğini, çağrı metinlerini ve gerçekten aranan ifadeleri belirler. Tamamlanmış bir siteyi kelimesi kelimesine çevirmek çoğu zaman ikna edici bir sonuç vermez.
Her dile açık ve kalıcı bir adres verin
Her dil sürümünün ayrı ve kalıcı bir URL’si olmalıdır. Böylece arama motorları içerikleri ayrı ayrı indeksleyebilir, ziyaretçiler de okudukları sürümü doğrudan paylaşabilir.
Canonical ve hreflang etiketleri bu alternatifleri birbirine bağlar. Sayfaların kopya olmadığını, aynı ihtiyaca farklı dillerde yanıt verdiğini açıklar.
Mesajı uyarlarken markayı koruyun
İyi bir yerelleştirme aynı vaadi, görsel ritmi ve özen düzeyini korur; fakat her dilde aynı cümleleri zorlamaz. Kültürel veya ticari bağlama göre başlıklar, örnekler ve kanıtlar değişebilir.
Tasarım da farklı metin uzunluklarını hesaba katmalıdır. Fransızcada zarif duran bir bileşen, daha kısa İngilizce veya daha uzun Türkçe ifadelerde de okunaklı kalmalıdır.
Yerel SEO’yu somut kanıtlarla destekleyin
Sayfada yalnızca Brüksel veya hizmet bölgesi yazmak yeterli değildir. Hizmet sayfaları yapılan işi açıkça anlatmalı; portföy ise kararları, teslimatları ve sonuçları göstermelidir.
Tutarlı bir Google İşletme Profili, değişmeyen iletişim bilgileri ve güvenilir iş ortakları ya da mesleki dizinlerden gelen bağlantılar sitenin güvenini artırır.
Gerçekten değerli hareketleri ölçün
Ziyaret sayısı hikâyenin yalnızca bir bölümünü anlatır. E-posta, telefon ve WhatsApp tıklamalarıyla başarıyla gönderilen formlar, hangi sayfaların gerçek talepler oluşturduğunu gösterir.
Ölçüm sade ve gizliliğe saygılı olmalıdır. Amaç, gereksiz veri toplamak değil ziyaretçi yolculuğunu iyileştirmektir.